Şüphecilik, Komplo Teorileri ve Bilimsel Otoritenin Epistemolojisi
Yazarlar (1)
Doç. Dr. Çağlar KARACA Kastamonu Üniversitesi, Türkiye
Makale Türü Açık Erişim Özgün Makale (Diğer hakemli uluslarası dergilerde yayınlanan tam makale)
Dergi Adı Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi
Dergi ISSN 2459-0150
Dergi Tarandığı Indeksler TR DİZİN
Makale Dili Türkçe Basım Tarihi 12-2022
Cilt / Sayı / Sayfa 62 / 2 / 1593–1630 DOI 10.33171/dtcfjournal.2022.62.2.33
Makale Linki http://dx.doi.org/10.33171/dtcfjournal.2022.62.2.33
UAK Araştırma Alanları
Epistemoloji/Bilgi Felsefesi Bilim Felsefesi
Özet
Bu makalede, içinde bulunduğumuz pandemi döneminde hayatî bir sorun haline gelen komplo teorilerinin gelişimi, şüphecilik ve bilimsel otorite etmeniyle bağlantılı olarak ele alınmaktadır. Komplo teorileri, bilimin insanî bir etkinlik olması nedeniyle kaçınılmaz olarak beliren epistemolojik boşluklara yerleşmektedir. Bu bağlamda, insanları komplo teorilerine inanmaya sevk eden düşünce yapısındaki şüphecilik ve otoritenin sorgulanması etmenlerini çözümlemek, özünde olumlu olan bu etmenlerin komplo teorilerinde nasıl dogmatik bir yola saptığını anlamak adına önemlidir. Makalede, ilgili problem sosyal epistemoloji açısından tartışılmaktadır. Bilimsel düşünceyi destekleyen yapıcı (metodolojik) şüphecilik yaklaşımı, herhangi bir bilginin olanaksızlığına değin varan genel skeptik yaklaşımdan ayrı olarak değerlendirilmelidir. Bilimin şüpheci epistemolojik temellere sahip olması, açık uçlu ve tarih boyunca değişime uğrayan bir etkinlik oluşuyla yakından bağlantılıdır. Komplo teorilerinin şüphecilikle ilişkisi farklı boyutlarıyla değerlendirilmektedir. Komplo teorisi olarak etiketlenen varsayımlara da yapıcı şüpheci bir tarzda yaklaşılmalıdır. Bu doğrultuda, birçok komplo teorisinin ardındaki bilimsel olmayan düşünüş tarzı ile varsayımın içeriğinden ayrı olarak hesaplaşılmalıdır. Makalede son olarak bilimsel otoritenin tanıklığının araçsal bir rolü olduğu ve bu nedenle devre dışı bırakılamayacağı vurgulanacak, bununla birlikte epistemik otorite etmenine eşlik eden felsefî problemler irdelenecektir. Modern bilimin doğuşuyla birlikte epistemik otoritede skolastik temelden kanıta dayalı temele bir dönüşüm gerçekleşmiştir. Bilimde kanıta dayalı yaklaşım, bireyi temele alır. Otoritenin rolü ise, bilimsel etkinliğin epistemik ağlar içerisinde, tek bir insanın sınırlarını hayli aşan bir yoğunlukta gerçekleştirilmesine bağlı olarak ortaya çıkar. Bilimde otoritenin rolünün araçsal bir işlevi olması nedeniyle reddedilmemesi gerektiği sonucuna varılmakta, diğer yandan ilk izlenimde olası görülmeyen açıklamalar kimden gelirse gelsin, bu açıklamaların bilimsel değerlendirme kapsamına alınmasının zorunlu olduğu vurgulanmaktadır.
Anahtar Kelimeler
Komplo Teorileri | Sosyal Epistemoloji | Skeptisizm | Pandemi | Aşı Karşıtlığı | Uzmanın Tanıklığı
BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Atıf Sayıları
Şüphecilik, Komplo Teorileri ve Bilimsel Otoritenin Epistemolojisi

Paylaş