| Makale Türü | Özgün Makale (Uluslararası alan indekslerindeki dergilerde yayınlanan tam makale) | ||
| Dergi Adı | |||
| Makale Dili | – | Basım Tarihi | 01-2016 |
| Makale Linki | https://www.academia.edu/download/100189069/447990_1_.pdf | ||
| UAK Araştırma Alanları |
Selçuklu Tarihi
|
||
| Özet |
| Uygurlar, çok daha önceden varlıklarını Ötüken'de devam ettiriyorlardı. Göç etmek zorunda kaldıkları bugün yaşadıkları toprakları yurt edindiler. Cengiz Han'ın Orta-Asya'da güçlenmesi ile onun mahiyetine giren Uygurlar, önce onun, sonrasında oğulları ve torunlarının yanında verilen her türlü görevi başarıyla yaptılar. Cengiz Han'ın vasalları, Anadolu topraklarına gelmeden Mavera'ün-nehir, Horasan, İran ve Azerbaycan'ı istilâ etmişlerdi. Yayılmacı politikalarını gerçekleştirmek, sahip oldukları topraklarını genişletmek amacıyla zengin otlaklara hâkimiyet için kendi aralarında mücadeleden bile çekinmemişlerdi. Mengü Han, kardeşi Hülâgu'yu İran'ın istilâsına göndermesinin ardından Hülâgu, orada başka bir devletin temellerini atmıştır. Devlet, fiili olarak sona erene kadar son hanları, Ebu Said Bahadır Han'ın 1335 yılında ölümüne kadar Uygurların desteğini her zaman yanlarında bulmuşlardır. Ebu Said Bahadır Han sonrasında Uygurlar, Anadolu'nun yerli bir unsuru haline dönüşmüşler ve buradaki kültürel ortama uyum sağlamışlardır. Öyle ki 1342 yılında Uygur kökenlilerin kurduklarını söyleyebileceğimiz Sivas' taki Eretna beyliğinin Ötüken dışında Uygurların kurdukları ikinci bir Uygur devleti diyebiliriz. Moğol istilâsı ile Anadolu'ya gelen Uygur nüfusu, Anadolu'nun Uygur kültüründen etkilenmesine ve aynı zamanda buradaki Türk kültürünün gelişmesine katkıda bulunmuştur. Bunun en büyük göstergesi olarak da Sivas' taki Eretna Devleti (Beyliği) dir. |
| Anahtar Kelimeler |