| Makale Türü |
|
||
| Dergi Adı | İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi | ||
| Makale Dili | – | Basım Tarihi | 01-2025 |
| Cilt / Sayı / Sayfa | 12 / 1 / 283–318 | DOI | – |
| Makale Linki | https://dergipark.org.tr/en/pub/imuhfd/issue/92990/1567250 | ||
| UAK Araştırma Alanları |
Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku
|
||
| Özet |
| Bilişim sistemlerinin insanların günlük rutininde yaygın olarak kullanımı, herhangi bir bilgisayar kaydından adres, telefon ve banka hesapları gibi çok sayıda bilgiye ulaşılmasını temin etmektedir. Söz konusu elektronik verilerin kişisel veri niteliğinde olması, özel hayatın gizliliği bağlamında hukuki tartışmalara sebep olmaktadır. Bu durum, klasik koruma tedbirlerinin yanında bilişim sistemlerinden verilerin elde edilmesine yönelik yeni araştırma yöntemlerinin uygulandığı kendine has bir delil hukuku doğurmuştur. Zira elektronik devrelerden oluşan bilgisayar verilerinin, ancak elle tutulabilir ve gözle görülebilir hale getirildikten sonra ceza muhakemesinde delil olarak kullanılabilmesi mümkündür. Öte yandan anayasal hükümlere göre temel hak ve hürriyetlere müdahale oluşturan, içerisinde arama, kopyalama ve elkoyma işlemlerini barındıran bu tedbirlerin kanun ile ayrıntılı ve açık bir şekilde düzenlenmesi zorunludur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 134. maddesine göre; “bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine” karar verilebilir. Bununla birlikte, detaylı hükümlere yer vermesi gereken ve zikredilen koruma tedbirlerinin öngörüldüğü kanun maddesi kapsamlı olarak düzenlenmemiş ve uygulamada ortaya çıkan sorunlara cevap … |
| Anahtar Kelimeler |